siz buna sabah diyorsunuz boşluğuna bir caddenin
her şeyin unutulduğu biri gibi duran şeye
uçtuğuna kuşların, göğün kaldığına
yattığınız kadına bir şey soruyor yalnızlık
sevdiğiniz adamı götürüyorlar belki
çünkü siz buna sabah diyorsunuz; buluşunca şaşkın
bir merak var sizde, işte ona sabah diyorsunuz
çocuklarınız var sizin, ölmüş dirilmiş çocuklarınız
eksilten bir evi, gündüzleri çağıran ilk aşktan
gözleriniz falan var sizin, bakmaktan bakılmaktan
işte bunlar da sabah sizin için
sizin için bir sabah belki bütün bunlar
kalmış öylece içinizde, durulmuş yaşanmaktan
siz buna sabah diyorsunuz, dilinizde gezinen heycana
çarpıyor ardı ardına kapılar; aç kalıyoruz bazen birlikte
orda bir yerde uyuyorum çokca, şarkı söylüyorum kalkıp
yanlış yapıyorum bir şeyi, bir şeyi hep yanlış yapıyorum
ucuca gökyüzü aranızda; dahası bildiğiniz şeyler var sizin
anlatırken geçiyor bahar; ölüme inanıyorsunuz yaşarken
çünkü siz kalkıyorsunuz sabahları bir telaşı sarıp boynunuza
bakmadan arkanıza çıkıyorsunuz evlerden, en çok sabahları
işte siz buna sabah diyorsunuz boşluğuna bir caddenin
işte ben oradan geçiyorum boşluğundan o caddenin
çünkü siz yalnızca sabah diyorsunuz.
onur akyıl
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder