sanırım haziran hareketi’nde katledilen devrim şehitlerine adanmıştır.
I
odanın (yatak) orta kısmına doğru çekilen su borusu hoşuna gidiyordu, cildi taze kalmalıydı. buruşması, çeşitli kasılmalara yol açacak ve koza mı yoksa yapış yapış, ne karın ağrısıysa işte, bir sıvının içerisinde kendilerini korumaya alacak yavruları için sorun teşkil edecekti.
ayaklarımı ıslatan su birikintisi, midemi üşütmeme ve küflenmiş halıları zamanında turistlere kakalayan çarşılarda yediğim sarımsaklı güvercin kanatlarını altlı üstlü boşaltmama neden oluyordu lakin, dişi bir semenderin gri noktalı götüne girmek hiçbir şeye değişilmezdi.
suyun içinde bile mutlusun, kesik güvercinler ayaklarına değiyor ve partnerini de bir yandan bunlarla beslemeye devam ediyorsun. yanı başımızdaki yoğurt kovasının içine özenle bırakılan yumurtaların üzerine “tutkalı”nı salıyorsun, beslenmeleri içinse öksürük şurubunda dinlendirilmiş kedi maması (bunu seviyorlarmış, sokaktaki hayvanlardan aşıra aşıra alışmışlar) bırakıyorsun.
II
metin, zoofiliyi avuçlayarak kendisini bu işe kaptırmış bir sapığın anlatımı olarak görülebilir. ancak her şey otuz sene önce başlayan kamuya ait park hareketleri ve bunların ilerleyen zamanda tümüyle militan bir ekosistem hareketine dönüşmesiyle başladı. insan ve alt sosyal sınıflarına yönelik olarak bir çıkış yakalamaya çalışan eylemler, önce kent çeperindeki barınak ve evlerde tecritte tutulan, ardından halkayı genişleterek hayvanat bahçelerinde kısıtlı alanlara mahkum edilen canlıların yaşadığı yerlerin sabote edilmesiyle kendisini sürdürdü. insanlar dışında kalan canlı formları ve kurulan temsil komünleri tarafından çeşitli yaptırım metinleri deklare edilerek, organik hukuk yasaları taraflarca kabul edildi. kentin aşamalı imhasına yönelik prosedürler belirlendi ve açık bir şekilde iki ayaklılar tarafından onaylandı. kurulan yeni terrariumlar, yaşam sahalarını kaybettikleri yerlere tekrar dönüş yapan canlılara (flora ve fauna) geçici olarak ev sahipliği yapmaya başladı.
türler arasındaki cinsel geçişlilik halen tartışılmakta.
III
h.g wells, pierre boulle ve diğer kısmi zamanlı modern/humanoid yazın piyasasını oluşturan yazarların düştüğü göreli yanlış açımlamalar, yerküre üzerindeki karşı fenomenlerin hatalı bir biçim kazanarak oluşmasına –hatta hatta hiçbir bokun oluşmamasına- yol açmıştır.
rasyonalizme karşı çıkış, insan estetiğinin reddi ve bio-köleliğin incelenmesi, saussure’ün (ferdinand de) –bizce- sembol ve belirginleşen nesnelere karşı anlam yitiminin sağlamasını yapan yergiyle birlikte bütünsel olarak incelmelidir-liydi.
burada yazmak pratiğinin de, doğal hayata karşı çıktığı da şerh noktası olarak belirlenebilir. ancak, “yazmak”, “bellek”, “pratiğe döküş” de yine bu yan faktörlerle, harf bütünlemelerine dayalı ve diğer metodların (karşı etimoloji, karşı linguistik) incelenmesiyle son bulacaktır (muhtemelen).
IV
cinsel yolla bulaşan en büyük hastalık: bebek,
güzel hobiydi.
babam bana evlenme teklifi etti,
su sayacını patlattımsa da, sen yine de devam et.
Deniz Cansever
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder