8 Ekim 2015 Perşembe

Gök Benden Göçerken

göğsüm sıkışmaktan hoşlanıyor

sanki yağmur
sanki solucanlar ve böcekler iş birliğinde bahçeyi terk ediyorlar
sanki kış
duvar ve karabasan bana çalışıyor

rüyalar çok orospu, az değil
ölecekmiş gibi halleniyoruz, ben ve zaman
mezarmış gibi yapıyor ev, kapı tabut
balkon durmadan kendini aşağı atıyor

sessiz olun, komşular duyacak
kedilerim arkamdan terlik fırlatacak

içim dışıma sarkıyor


ahatsız sesleri var nesnelerin
-meselâ cam kırılması, meselâ balon patlaması-
insanların da!
iklim sallamıyor, İstanbul hiç
sanki durmadan seyiren göz
-beni konuşuyorsunuz biliyorum-

gözümün fırıldak yerlerine asıyorum sizi
meydanlarımda sallandırıyorum

göğümden bir parça bile koklatmıyorum

çünkü ayrık otlar çıkarken, üzüm asmada çürürken
kendimi kediyle değiştim


sizden haz etmiyorum

sizin bir kokunuz var ki tam şehir
sarılışınız gri
aşk insanın tükürme hâli

yakışmadıklarımdan kurtardığım yakam ve ben
benden göçen gök
korkunç yalnızız, müthiş sanrılı ve hasta

o değil de, kargaları neden kovaladınız?



Gökben derviş

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder