8 Ekim 2015 Perşembe

buğulu gerçek

ipi uzun boynu ince ufku kara zamanlar
kırıldı kırılacak bir ayna mıydı hakikat

düşülsün ol tarihe ki : esriyen bir bedeni
hiç bir kuvvet yenemez !

sesiyle neşesiyle kuşların ağaçların
geçiyoruz içinden bir buğulu gerçekliğin
klişesi tarihin esintiyle yerle bir.

eşiğinde bir gölgenin boşalıyor zemberek
çıkıyoruz zıvanadan çarşı pazar sokaklar

düştüğü yerde ethem’in bir haziran bir isyan
ellerinde yapraklar parktan parka çocuklar.

aşılırken ses duvarı kanatları hafızanın
aynı hızla daha bir : olmaya devlet cihanda
bir nefes sıhhat gibi !

k a h r o l s u n h a y a t k i b a ğ z ı ş e y l e r b a r i k a t !
şimdi her yer biber gazı şimdi her yer hakikat !

dört kıtada yakılmalı otuz iki kısım tekmili birden
başı sonu aynı filmin gaz kaçıran bi devlet.

bir isyana girizgahtır:yapraklanan hürriyet !

bir bedenden bir bedene eksilirken adımlar
gecenin karasında kör noktada pusuya
kıyım kıyım bir temmuz bin yıllık bir ekimoz
hepimiz bir aliyiz öldük artık vurmayın !

can şişeden çıkar olmuş kıranlara bin selam!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder