X Hareketi bir programa ve tüzüğe sahip olmaksızın, üyelik,
disiplin, yemin, vaat vb. bağlayıcı ve
sınırlayıcı kavram ve uygulamaları içermeden, zamana ve
coğrafi konuma bağlı kalmadan, dünyadaki
tüm insanları onların kendi imkanları ölçüsünde etkin
kılmaya çalışır. Bir insanın kendini bu hareketin içinde görmesi ve bunu ifade etmesi başlıca etkinliktir.
Kendini herhangi bir ideolojinin tarafı olarak gören veya
görmeyen, herhangi bir partiye üye olan veya olmayan her yaştan bütün insanlar, kategorileştirmeksizin bu
oluşumun bir parçası ve aynı zamanda onun kurucu iradesidir. Burada söz konusu olan ilkelerdir:
1. X Hareketi, ortaya çıkmasına yani var olmasına sebep olan
koşulların ortadan kalkması için
çalışır, varlık amacı kendi varlığına son vermektir.
2. Yazılı olan ve olmayan tarih bize göstermiştir ki bütün
dinler insanlar arası ilişkileri düzenlemek
için geliştirilmişlerdir. İnsan toplulukları kendilerini
nasıl yöneteceklerine dair kuralları geliştirirken,
gerek dünyevi gerek uhrevi olsun ödül ve ceza kavramlarını
düzenlemenin ilk sırasına koymuştur.
Herhangi bir dinin olmadığı bir toplumda da geçerli
olabilecek bu kavramlar toplulukların tüm günlük faaliyetlerini belirler olmuştur. Cezadan korkmak veya ödülü
istemek dünyanın her yerinde ve bütün toplumlarda binlerce yıldır güncelliğini koruyan bir durum
olduğuna göre, bunun belirli bir dinle ilgisi yoktur. X Hareketi ilke olarak bütün dinlerin ortak
hareketidir.
3. Yazılı olan ve olmayan tarih bize göstermiştir ki “ulus”
insanlık için çok yeni bir kavramdır.
İnsanlık binlerce yılda ulus nedir bilmeden üretim ve
bölüşüm süreçlerinden geçmiştir fakat sermaye
birikimine bağlı olarak ortaya çıkan ve gelişen kapitalizm
kan, ırk, soy, tarih, dil, kültür, din, coğrafya vb. kavramsal araçlarla dünyayı uluslara ayırmış ve finans
kapitalin iktidarını güçlendirmiştir. Kendini neye göre tanımladığından bağımsız olarak ulusçular
bölünmeyi kutsar ve akabinde ulusların eşitliğini veya eşitsizliğini savunur. “Ulus”, üzerine ne
kadar ilerici tarihsel misyon yüklenirse yüklensin insanların eşitliğinin önünde bir engeldir. X Hareketi ilke
olarak ulusların değil insanların eşitliğini, ulussuz bir dünyayı savunur.
4. Yazılı olan ve olmayan tarih bize göstermiştir ki insan
topluluklarının kendilerini yönetmelerinin
tek aracı “devlet” değildir. Zamanda belirli bir anda ve
belli bir coğrafyada bir devletten bahsediyorsak eğer bu aynı anda başka bir
coğrafyada başka bir devletin var olduğu anlamına gelir. Bir devlet kendi
varlığını başka bir devletin varlığıyla açıklar ve meşruiyet sağlar. Düzen
kurmanın tek aracı devlet değildir. Devlet farklılıkları korumanın ve
geliştirmenin değil tek tipleşmenin aracıdır. X Hareketi ilke olarak devletsiz
bir dünyayı savunur ve bütün olası geçiş aşamalarını tartışılabilir kabul eder.
5. İnsanın temel faaliyeti üretimdir. İnsanlar birbirlerinin
ihtiyaç duydukları “şey”leri üretir, dolayısıyla toplumsal üretime katılan insanlar kendi ihtiyaçlarını
üretmek için üretim sürecinin içindedirler. Şeyleri metalaştırmak insanın doğasında yoktur, insanın
doğasında yaşamak vardır. İnsanlık dünya çapında üretimi yani yaşamı planlayabileceği teknolojik
seviyeye gelmiştir. İnsanlar, insanlığa fayda değil zarar verdiğini düşündükleri sektörleri kapatmalı ve
ihtiyaçları temelinde dünya çapında örgütlenmiş, her bir bireyin içinde yer
aldığı yeni bir üretim tarzını hayata geçirmelidir. X Hareketi bu olası yeni
üretim tarzının tartışılacağı ve geliştirileceği platformların oluşması için
imkanlar yaratır.
6. Kuruluş metni bütün dillere çevrilmelidir.
Volkan Burç
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder